Fated to Love You Dizi İnceleme Yazısı

Resim
Umarım döktüğüm gözyaşları kadar mutlu olursun...     Herkese yeniden merhaba;     Bu yazımda sizlere kült kore dizilerinden biri olarak sayılan çin dizisinden uyarlanmış'' Fated to Love You'' adlı diziden bahsedeceğim.     Duygusal draması ve komedisi son derece güçlü olan dizi, 2008 yılında aynı ismi taşıyan Çin dizisinden uyarlanmıştır.Dizinin Thai, Kore ve Türk versiyonlarıda bulunmaktadır.           Dizinin Konusu;     Lee Gun, büyük bir şirketin başkanıdır. Kör kütük aşık olduğu bir kız arkadaşı vardır. Kim Mi Young ise son derece uysal bir genç kadındır. Çalıştığı yerdeki kişiler tarafından Post it (yapışkan kağıt) lakabı takılmıştır. Bir gün kazandığı bir ödül sonucu tatil ödülü kazanır. Kız arkadaşına evlilik teklif etmek için hazırlanan Lee Gun ile sarhoş oldukları bir akşamın devamında yanlışlıkla birlikte olurlar ve Kim Mi Young hamile kalır.      Dizi Hakkında; 2014 yılı...

It's Okey To Not Be Okey Adlı Dizinin Analiz Yazısı.

 


Herkese yeniden merhaba ;

Bugün bu postumda sizlere 2020 Yılının Kore dizi dünyasının en iddialı yapımlarından biri olan It's Okey not to be Okey adlı diziden bahsedeceğim..

Dram, romantik ve komedi türde bir yapım olan bu dizinin başrollerini  Kim Hyun Soo ve Seo Ye Ji, Yeon He Oh'un paylaştığını görmekteyiz. 

16 bölümden oluşan bu dizinin senaristi ise Jo Yong'dur.

Öncelikle Psikoloji mezunu olduğum için dizinin konusunu okur okumaz ilgimi çekmişti.

Diziye başlama sebeplerimin en başında alanıma giriyor olmasıydı. İzlerken bir saniye bile sıkılmadığım bir dizi oldu.



Dizinin konusundan söz açılmışken hemen ondan da söz edelim; 

Dizi hastane de bakıcı olarak çalışan Gang Tae, hastanede çıkan bir olay sırasında yazar Moon Young ile tanışır. Bu tanışma beraberinde takıntılı bir ilişkiyi de beraberinde getirir. Gang Tae, aşkın bir vakit kaybı olduğunu düşünür. Moon Young hayatında girdikten sonra aşkı tanır ve birlikte kayıp kimliklerini keşfetmeye başlarlar.


Moon Gang Tae ( Kim Soo Hyun ) 30'lu yaşlarında hastanelerde bakıcı olarak çalışmaktadır. Otizimli abisiyle birlikte yaşar. Çok küçük yaşlarda annesini kaybeden Gang Tae'nin abisinden başka kimsesi yoktur ve abisinin tüm sorumluluğunu tek başına taşır. 

Moon Sang Tae (Yeon He Oh) Gang Tae'nin otizimli abisidir. Kendi dünyasından her şeyden habersiz yaşar. Dinazor ve dinazorlara ait her şeyi çok sever. Rutini dışına çıkmayı sevmeyen Song Tae, biricik kardeşini Gang Tae'yi kimseyle paylaşmayacak kadar çok seviyordur. 

Ko Moon Young ( Seo Ye Ji) antisosyal kişilik bozukluğu olan bir yazardır. Yazdığı kitaplar ile ses getiren Moon Young kibar görüntüsü ardında oldukça farklı bir kişilik barındırmaktadır. Gang Tae ile tesadüfi bir kaza eseri tanışan Moon Young, ona karşı takıntılı bir ilgi beslemeye başlar. Nereye gitse peşinden ayrılmayan Moon Young,  Gang Tae'yi tanıdıkça kendi korkuları ile yeniden yüzleşir. 



Öncelikle dizi de her oyuncu ayrı ayrı çok iyiydi ama Otizmli abi rolüne hayat veren Yeon He Oh gerçekten rolünü çok iyi oynamış ve Otizmli bireylerin tavır, davranış ve ruh hallerini çok güzel yansıtmış. Bu dizinin en güzel detayıda bu olmuş. Otizmli bireylerin hayatlarına dikkat çekilmiş. Şöyle bir gerçek var ki yazık ki toplum olarak Otizmli bireyleri görmüyor ve onların dünyaya baktıkları pencereden dünyaya bakamıyoruz. Koskocada Dünya'da  yapayalnız bırakıyoruz onları.. Bu diziyi izlerken bir kez daha anladım bu acımasız gerçeği... 

Moon Sang Tae'nin Dinazorlu sahneleri o kadar güzeldi ki... 





Gang Tae' nin karakteri ise psikolojik yönden aşırı yorgun ve yıpranmış bir durumdaydı. Abisini öyle çok düşünüyordu ki ne kadar hırpalandığının farkında bile değildi. Kendisi için bir şeyler yaptığı zamanda kendini çok suçlu hissediyordu, sanki böyle bir hakkı yokmuş gibi geliyordu ona. Bir yanı kaçmak istiyordu bir yanı kalmak zorunda olduğunun farkındaydı. Ne Zaman Moon Young ile karşılaştı, işler o zaman onun için değişmeye başladı. Başta itiraf edemese de Moon Young gibi olmayı istiyordu. Moon Young, istediğini her an yapabilen, istediğini söyleyebilen bir karakterdi ve Gang Tae, çok uzun zamandır beri kendi benliği ve isteklerini bastırıyordu. Ve ona karşı duyguları kuvvetlendikçe, isteklerini ve bastırdığı duygularını daha yüksek bir sesle dile getirebildiğine şahit olduk. Kim So Hyun, bu rolün altından çok iyi kalkmış kesinlikle..

Moon Young ise travmalarla dolu bir çocukluk geçirmiştir. Çocukken hiç arkadaşı olmamıştır ve yaşıtlarını hep uzaktan izlemiştir. Babası onu öldürmeye çalışmıştır. Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olan Moon Young ise yetişkinliğinde zarar verme dürtüsü olan, kibirli ve takıntılara sahip bir kadın olmuştur. 

Gang Tae karşı başta yoğun bir takıntı duyan Moon Young'a ve abisine zaman içinde ailesinden bireyler olarak görür ve onları birlikte kimsenin yaşamaya cesaret edemediği, sırlarla dolu malikanesinde yaşamaya davet eder. Davet kısmını biraz zorlayarak yapmış olsa da sonuçta Ko Moon Young usülü bir davet oldu, çok şaşırmamak lazım :)


Ek olarak, Moon Young'un giyim stiline bayıldım. O kadar zevkli ve güzel giyindi ki dizi boyunca gözlerimi alamadım kendisinden..



İlk başlarda birbirine oldukça yabancı olan bu kişilerin zaman içinde kurdukları bağ ve birbirlerin eksik yanlarını tamamlama biçimlerine bayıldım. Birbirlerini iyileştirdiler desek abartmış olmayız. En başta sorunları ve korkuları olan iki ayrı bireyken süreç içinde birbirlerine iyi gelip sorunlarının üstesinden gelmelerine hep birlikte tanık olduk..



Hastanenin olduğu yerin manzarası ne kadar güzeldi..Keşke tüm akıl hastanelerinin okyanusa açılan kapıları olsa..  

Dizi de Hastane Baş hekiminin Song Tae'ye olan iletişimi keşke herkese örnek olsa, önce güvenini kazanan baş hekim, daha sonra çizim yapmasını sağlayarak duygularını ifade ettirmesini sağlamaya çalışması ne güzel sahnelerdi. 

Dizinin kuşkusuz en can alıcı sahnesi Gang Tae ve Sang Tae arasında akıl hastanesinde geçen kavga sahnesiydi. İki karakterin birbirlerine söylemek isteyipte söyleyemediği duyguları ifade etmeleri başta çok abi- kardeş kavgası gibi gözükse de aslında bir çözülme sahnesiydi. 

Ek olarak, Ko Moon Yong'ında Sang Tae ile kurduğu iletişime ve ona destek olmasını severek izledim. Antisosyal kişilik bozukluğu olmasına rağmen iki kardeş ile kurduğu denge bence çok özeldi. Sevildiğini hissettiği yerde insan ne güzel çiçek açıyor :)

Konuşmak iyileştirir. Bu çoğu terapinin odak noktasıdır. Danışanın konuşmasını destekleyerek doğruyu bulmasını sağlamak. Gang Tae çok uzun zamandır abisine karşı iyi olduğuna dair rol yapıyordu, duygularını bastırarak hayatlarına ve ilişkilerini sağlıklı bir şekilde devam ettirmeye çalışıyordu. Bu bir noktaya kadar işe yaradı, bir noktadan sonra içindeki duyguları ifade etmesi an meselesiydi. İzlediğimiz kavga sahnesinde duyguların boşalmasını ve söylemek istediği her şeyi rahatça söyleyebilmesine tanık olduk. Bu sahneyi yaşamayı içten içe çok isteyen Gang Tae, bu sahneden sonra kendini daha iyi hissetmeye başlayarak aralarındaki ilişkinin toparlanmaya başladığını izledik..


O yüzden sayın okuyucularım duygularınızı içinizde tutmayın, onları saklamayın. Bir arkadaşınıza söz edin, arkadaşınız yoksa dağa, denize anlatın.. Yeter ki içinizde tutmayın.. Çoğu psikolojik rahatsızlığın çıkış noktası dile getirilmeyen duygulardır, unutmayın...


''It's okey to be not okey'' dizisi bence bu senenin en iyi dizileri arasında yer almalı. İşleninlen konu, oyuncuların performanları, dizi de kullanılan mekanlar ve styling çok iyiydi. 

Psikoloji içerikli dizileri seviyorsanız, bu diziye kesinlikle bir şans verin..

Hala bu diziyi izlemediyseniz, bir şans verin ve izleyin :)




                                                        Kim Soo Hyun'un o gülüşü :)


Hepinize iyi seyirler şimdiden :)

                                        

                                                      

                                                                 Dizinin Fragmanı




MISS. PSIKOLOG


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mr Queen vs Go Princess Go Karakter Karşılaştırma Yazısı

Mr Sunshine Dizi İnceleme Yazısı

Its Okay Thats Love Dizi İnceleme